Gün Batımından Önce
Gün batımından önce başlayan bir özlem, deniz, şarap ve kedi metaforlarıyla insanın sevdiği kişide var olma arzusunu anlatan katarsis metni.
Daha fazla okuDenizsiz Irmak
Haritalara ve doğa yasalarına başkaldıran bir içsel yüzleşme. Hiçbir denize dökülmeyi kabul etmeyen bir "denizsiz ırmak" manifestosu.
Daha fazla okuAynı Sen Diyen Sigara
Bir tütün dumanının izinde, ezilen böceklere ve çürümeye dair bir yüzleşme. Zihnin labirentlerinde Kafkaesk bir bilinçakışı denemesi.
Daha fazla okuBENLİ YEMEK
Sessiz çığlıkların yutulduğu tekinsiz bir sofra. Yalnızlığın ve içsel buhranların servis edildiği bu benli yemek, okuru yüzleşmeye çağırıyor.
Daha fazla okuKesik Kayıtlar
Zamanın ayak ucuna dökülen takvim yaprakları. Kesik kayıtlar: Yazı yazmayı unutan bir zihnin odasından geriye kalanlar.
Daha fazla okuSirenlerin Emri
Bazı sesler sadece çağırmaz, emreder. Sirenlerin adımı bağırdığı o loş alt katta, ayaklarım yere mühürlenirken bir sorunun eşiğindeyim.
Daha fazla okuSanrıları Sanırken
Zihnin gürültülü koridorlarında tek kişilik bir haykırış: 'Sanrıları Sanırken'. Kilo verme arzusuyla somutlaşan zihinsel bir yük.
Daha fazla okuİzmir Nakaratları
İzmir fonunda geçen “İzmir Nakaratları”; zaman, kayıp ve içsel kırılmayı sigara dumanı, kaset sesleri ve şehir imgeleriyle anlatım.
Daha fazla okuGÜNEŞ
Kızıl gölgelerden gün doğumuna uzanan bir veda hikayesi. 'Ne zaman vuracak yüzüme güneş?' sorusuyla hayat bulur.
Daha fazla oku