Gün Batımından Önce
Gün batımından önce bitmeye nazır şaraplar elimizde. Yenisini doldurmayı teklif ediyorsun. Bitmeyen, mahsur satırlarımız var daha. Sen bana maviyi gösteriyorsun. Ben ise sadece sana bakmak istiyorum.
İzlemek seni; şarap rengi deniz kıyısında ve dalgaların sesleriyle…
Gözünün içine bakmak istiyorum. Derin kuyularının içinde mahsur kalmak. Her gece yine beklemek bir ötekini; kuyuya düşmüş bir kedi misali.
Ay ışığı vururken üzerime mırıldanacağım. Sen ise her yerde bir kedi bulursun kendine, bilirim. O kedilerden biri olmak isterdim.
İnanırsan eğer,
o ben olurum.
12 Temmuz, 23.01.
Bazı metinler yazılmaz; yalnızca bir anın içinde taşar. Bu metin de onlardan biri. Eksik, dağınık ve tamamlanmamış hâliyle bırakıldı. Çünkü bazı duygular ancak olduğu gibi bırakıldığında, yarımken, gerçeğe en yakın hâlini alır.
Günün okuma önerisi: Beyaz Işığa Karşı – Irmak Çelik