Ressamın en sevdiği renkler siyah ve kırmızıydı. Stendhal romanından çıkmış gibi tuvallerini hep bu asaletle boyardı. Ara renklere çok önem vermez, aynı gri bir hayat gibi görürdü. Onun için tuvalde ya siyah olacaktı ya da kırmızı. Bu renklerle birlikte en iyi şaheserini yapmaya başlayalı çoktan 5 gün geçmişti. Kendisine ve onu sevenlere bırakmak istediği en büyük eser buydu. Gerçi ününü bilen bir insan düzinesi var yoktur. Az ama öz olmaları ona yeterdi. Çünkü her şeye rağmen sanatını yaşamak için icra eden biriydi.
5 günün sonunda tuvalindeki siyah kısımlar ancak bitmişti. Artık sıra ressamın en sevdiği ve en can alıcı kısımdaydı: kırmızı boya. Boyasını çıkarmaya başladı, uzun uzun izledi. Gür ve parlak görünüyordu. Tuvalini olabildiğince çok kırmızıya boyamaya başladı. İlk bakışta her ne kadar düzensiz ve karmaşık görünse de aslında bir planı vardı. En sonda çok güzel tamamlanacaktı eseri. Fırçasındaki boya hızla tükeniyor ve yeniden doluyordu. Elleri, kolları, yerler ve tuval… Her yer yavaşça kırmızıya boyanmaya başladı.
Gitgide yüzündeki gurur çoğalıyordu. Gözlerinden akan yaşlar ve sinsi gülüşü çok uyumluydu. Çünkü yaptığı eserden memnun olmaya başlıyordu. Kafasında planladığı eserin bitmesi için gereken süre 1 haftaydı. Her ne kadar onun için yıllar geçmiş olsa da tahmininden kısa sürdü; eser altıncı günde nihayete erdi. Her şey tam planladığı gibi gidiyordu: plansız.
Boyamaya devam ettikçe şaheserin güzelliği karşısında başı dönmeye başladı. Artık eserin sonuna gelmekteydi. Yaklaşık 20 yıldır aklında ve kalbinde olan o eseri görmek üzereydi. Gözleri kararsa bile çizmeye ve boyamaya devam etti. Nasılsa elinde kırmızı boyadan başka bir şey yoktu.
Son olarak eseri bitirdiğinde en büyük amacına ulaşacaktı. Hayatını sanatına adayacaktı. Ve adamıştı da. En sonunda eseri bitirdi. Artık her şey tamamdı, bir müzelikti. Ama artık bir galeri duvarında değildi. Etrafı polis bantlarıyla çerçevelendi. Mavi ve kırmızı sirenler farklı perspektifler kattı. Sevdiği her insandan bir iz taşıdı fırçaları.
Fırçaları… fırça değildi.
Jiletti.
Okuma önerisi başka bir şiirimi okumak için: Dikey Sessizlik – Irmak Çelik