Ahmet Ümit’in Yeni Romanı Bergama Okurlarını Heyecanlandırdı!
Ülkemizin en çok okunan ve en önemli polisiye yazarlarından olan Ahmet Ümit 12 Temmuz 1960 yılında Gaziantep’te 7 kardeşten en küçüğü olarak doğmuştur. Babası kilim tüccarı annesi ise terzidir. Sanat dünyasına neredeyse her okurun, izleyenin nefesini kesen eserler kazandırmıştır. İlk hikâye kitabı ”Çıplak Ayaklıydı Gece” 1992 yılında, ilk romanı ”Sis ve Kar” ise 1996 yılında yayınlanmıştır.
En bilindik romanlarından bazıları Beyoğlu Rapsodisi, Beyoğlu’nun En Güzel Abisi, Bab-ı Esrar, Kavim’dir. En bilindik filmleri ise Merhaba Güzel Vatanım, Sis ve Gece, Bir Ses Böler Geceyi bunların yanında birçok şiiri de vardır. Ahmet Ümit romanlarında evrensel konulardan bahsetmekten geri kalmayan bir yazardır.

Ahmet Ümit’in yeni romanı okurlarıyla bulaşacak. Peki bu roman ne anlatıyor ?
Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda yeni bir romana başladığını ancak bu romanın adının henüz belli olmadığını söyleyen Ahmet Ümit romanın konusu hakkında da okurlarını bilgilendirmiştir. Roman, tüm dünyada yurdundan koparılmış tarihi eserlerin bir simgesi olan Zeus Sunağının kendi evi olan Bergama Akropolünden 1878 yılında koparılıp Almanlar tarafından Berlin’e kaçırılmasını konu edinmiştir. Biraz daha detayına inip bakacak olursak;
Söylencelere göre gök ile yerin birleşmesinden zaman oluşmuş, zaman ve toprağın birleşmesinden de Tanrıların Tanrısı Zeus doğmuştur. Anadolu’nun en eski inançlı varlıkları olarak kabul edilen ”Kabirler” denen cinlerin Zeus’un Bergama’da doğduğunu gördükleri söylenir. Zeus göklerin ve gök olaylarının (yıldırım, şimşekler vs.) sahibi hem doğaya emir yağdırmıştır hem de insan gibi yaşayıp duyguları olan bir ölümsüz olmayı başarmıştır. O zamanki insanlar onun gücüne ve varlığına binlerce yıl hayran kalmış, nice adaklar sunmuşlardır.
Âmâ Dünya üzerinde Bergamalıların Zeus için sundukları nimetin şahaneliği anlatılamaz ve bir daha benzeri görülemez. Zeus sunağı adeta insan aklının ve becerilerinin en üst noktaya çıktığı düşünülen nadir yapılardandır. Lakin bir gün Alman Carl Human Anadolu topraklarına gelmiştir. Bu göz alıcı yapıyı görmüş, ardından izinsiz kazı işlerine başlayıp topladığı bilgileri önce Prusya’daki tanıdıklarına göndermiş ve sonra da Berlin’e kaçırılmasında yardımcı olmuştur. Günümüzde daha hala Bergama insanının sunaklarını geri almak için verdiği savaş devam etmektedir. Değil tüm Anadolu tüm insanların vermesi gereken bir savaş olarak nitelendirilmiştir. Bugün daha Zeus’un Bergama Akropolünde doğduğu yerde kendine adanan sunağı aradığı söylenir. İşte Ahmet Ümit’in yeni kitabının içeriği kısaca böyledir.
Günün okuma önerisi olarak öyküm: Son Nota – Irmak Çelik