Stendhal Sendromu: Sanat Zehirler mi?
Sanatla ilgili herhangi bir şey duygularımızı harekete geçirebilir. Sanat duygu demektir, duygulardan beslenir. Öyle ki farklı sanat eserlerinin, bir tablonun, heykelin karşısında kalp ritmi değişen, bir müze ya da katedrali gezerken başı dönen, halüsinasyon gören insanlar dahi var; Stendhal sendromu…
Bu makale, ilk olarak Söylenti Dergi’de Haziran 2020 tarihinde yayımlanmıştır.
Örneğin, Stendhal sendromu, sanat eserlerine ve aynı şekilde sanat sayılabilecek güzellikteki şeylere karşı duyulan aşırı hayranlıktan beslenir. Dolayısıyla bu durum; baş dönmesi, bilinç kaybı, kalp atışının hızlanması, şaşkınlık ve hatta bayılma gibi fizyolojik tepkileri doğrudan tetikler. En sık rastlanan bölgenin Rönesansın özü sayılan İtalya/Floransa olması sebebiyle bir diğer adı Floransa sendromu‘dur. İnsanların en sık, Botticelli – Venüsün Doğuşu ve İlkbahar gibi eserleri karşısında bu sendromu yaşadıkları gözlemlenmiştir. Aynı şekilde Caravaggio‘nun bazı eserleri de insanların nefesini kesmiştir. Örneğin, birçok katedral, müze, antik kent gibi yapıtlarda da kişilerin bu sendromu sık yaşadığı görülmüştür. Ayrıca sendroma, sanatı seven ve eserlerin güzelliğine hayran olan turistlerde de sıkça rastlanmıştır.
Tıp kaynaklarında kabul görmüş olan sendrom, ayrıca İtalya’da yapılan bir deney ile bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Araştırmacılar/Uzmanlar, müzelerde sanat eserlerine ve tablolara bakan insanları inceledi ve bunun sonucunda üzerlerinde oluşan etkileri detaylı şekilde gözlemledi. Bu sendrom dünya genelinde oldukça bilinir. Bununla birlikte ülkemizde “sanat zehirlenmesi” olarak adlandırılmasıyla da dikkat çeker. Üstelik yapılan araştırmalar, sanatın yalnızca duygusal değil, aynı zamanda fizyolojik etkiler de yaratabildiğini ortaya koymuştur. Sonuç olarak, bu durumun bilimsel çevrelerde ciddiyetle ele alınmasının nedeni, sanatın insan psikolojisi üzerinde beklenenden çok daha güçlü bir etkiye sahip olmasıdır.
Kimilerine göre Stendhal sendromu zihin ve beden arasındadır. Var olan çift yönlü ilişki nedeniyle psikomatik bir rahatsızlık olarak düşünülmektedir. Ayrıca, bu duygusal uyarılma, sözünü ettiğimiz fiziksel semptomlara neden olmaktadır.
Stendhal Sendromu’nun Ortaya Çıkışı
Kökeni Floransa sanatı olan sendrom, adını 1783 doğumlu ünlü Fransız realist yazar Marie-Henri Beyle‘den almıştır. Stendhal takma adıyla da bilinen yazar, 1817 yılında gezmiş olduğu Santa Croce Bazilikası’nda hissettiği yoğun ve anlatılması güç olan bir duygu patlaması yaşadığını söylemiştir. Napoli ve Floransa: Milan’dan Reggio’ya Yolculuk kitabında yazmıştır. “Floransa’da olmaktan, o muhteşem insanların mezarında dolaşmaktan dolayı kendimden geçmiştim. Bu yüce güzelliğin düşüncesi beni avuçları içine almıştı. Bir an ilahi hislere gömüldüm. O an her şey ruhuma sahicilikle hitap etmeye başladı. Ah, keşke unutabilsem. Kalbim hızla atmaya başlamıştı. Hayat gözlerimin önünden çekilmişti. Yürürken yere yuvarlanıp gitmekten korktum.” Bu sözleriyle Beyle, sendromu ve hissettirdiklerini tarif etmeye çalışmıştır.
Sanat okumanızı edebiyata bağlayıp okuma önerisi olarak: Fyodor Dostoyevski – Beyaz Geceler | 22 Alıntı – Irmak Çelik

Kaynakça
- Stables, Daniel. “Stendhal syndrome: The travel syndrome that causes panic”. bbc. 11.01.2022, Stendhal syndrome: The travel syndrome that causes panic – BBC Travel. Erişim Tarihi: 02.06.2020
- Cherney, Kristeen. “Stendhal Syndrome: Causes, Symptoms, Treatment, and More”. healthline. 14.10.2022, What Is an “Art Attack” (Stendhal Syndrome)? (healthline.com). Erişim Tarihi: 02.06.2020
